Aile ve Boşanma Hukuku alanında müvekkillerimize stratejik yaklaşım, güçlü temsil ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Boşanma, geçerli olarak kurulmuş olan bir evlenmenin eşlerin sağlığında kanunda öngörülen sebep ve koşullara dayanarak mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir.
Türk Medeni Kanunu'na göre; zina, cana kast, kötü muamele ve onur kırıcı davranışlar, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, ortak konutu haksız yere terk etme, akıl hastalığı gibi hallerde diğer eş boşanma davası açabilir.
Evlilik, telafisi mümkün olmayan bir şekilde çekilmez hale gelmiş ve müşterek yaşamın sürdürülmesi zorlaşmışsa, eşlerden herhangi biri boşanma davası açabileceği gibi, anlaşmalı olarak da açılabilir.
Boşanma davası açıldığı zaman, dava süreci boyunca aile mahkemesi; barınma, nafaka, çocuk bakımı ve korunması için gerekli tedbirleri alır; dava sonuçlanmadan önce tedbir nafakasına hükmedilebilir.
Anlaşmalı BoşanmaBoşanma sebeplerinin ispatlanması halinde aile mahkemesi tarafların boşanmasına karar verir. Boşanan kadın kızlık soyadını alır; ancak eski eşin soyadını kullanmaktan kaynaklanan bir menfaati varsa talebi üzerine bu konuda ayrıca karar verilebilir.
Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen taraf, geçim ihtiyacını karşılamak için diğer tarafın mali gücü oranında nafaka talep edebilir. Kişilik hakları ihlal edilen taraf maddi tazminatın yanı sıra manevi tazminat da talep edebilir.
Evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Hakim bizzat tarafları dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladığına kanaat getirmelidir.
Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemenin uygun bulunması şarttır. Velayet, iştirak nafakası ve kişisel ilişki konularında anlaşma sağlanmadan anlaşmalı boşanma gerçekleşemez.
Çekişmeli boşanma davaları daha karmaşık ve uzun süreli davalardır. Türkiye'de sonuçlanması 1 yıldan 5 yıla kadar sürebilmektedir.
Çekişmeli boşanma davası açıldıktan sonra duruşma tarihinin gelmesi en az 6 ay sürebilir. Bu nedenle boşanma sürecinde herhangi bir sorun yaşamamak ve zaman kaybetmemek için gerçek bir boşanma avukatı seçmek kritik önem taşımaktadır.
Çekişmeli boşanmada avukatınızın davanızı titizlikle takip etmesi hem zaman hem de hak kaybını önler. Hukuki temsil bir tercih değil, ayrıcalıktır.
Zina sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için evlilik koşulu, cinsel ilişki koşulu ve kusur koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Kanıtlanması durumunda, olayın evlilik birliğine etkisine bakılmaksızın boşanma kararı verilir.
Karı veya koca, aldatmayı öğrendikten sonra 6 ay içinde ya da hak düşürücü süre olan 5 yıl içinde dava açmalıdır; aksi takdirde dava açma hakkı sona erer. Diğer eş aldatmayı affederse, dava açma hakkı ortadan kalkar.
Hukuki Değerlendirme AlHayata kast; eşlerden birinin diğerini öldürmek amacıyla yaptığı eylemdir. İntihara teşvik, elverişsiz araç kullanımı, ölüm tehlikesine seyirci kalma bu kapsama girer.
Pek kötü muamele ise eşin vücut bütünlüğüne (zulüm, işkence, acımasızca dövmek) veya sağlığına (aç bırakmak, hastalık aşılamak, hapsetmek) yönelik saldırıları kapsar.
Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürerse ve bu durum diğer eş için yaşamı çekilmez kılarsa, diğer eş her zaman boşanma davası açabilir.
Zimmete para geçirme, yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma gibi yüz kızartıcı suçlar zamanaşımına tabi değildir.
Terk; eşlerden birinin iradi ve hukuka aykırı bir şekilde ortak yaşamdan ayrılmasıdır. Terk sebebiyle boşanma davası yalnızca terk edilen eş tarafından açılabilir.
Terk etmeye zorlanan eş, ortak konuttan uzaklaştırıldığı günden itibaren dört ay beklemelidir. Ardından bulunduğu yerdeki mahkemeye ihtar istemiyle başvurmalıdır.
Çağrı yapan eş, iki aylık dönemde uygun gördüğü bir zamanda eve dönebilir. Evin kapalı olduğu noter, karakol veya muhtarlık tutanağıyla tespit ettirilebilir.
Onur kırıcı davranış yazılı ya da sözlü olarak herhangi bir araçla gerçekleştirilebilir. Mesaj, mektup, pankart veya gazete ilanı yoluyla da sergilenebilir.
Her türlü onur kırıcı davranış değil, ağır derecede onur kırıcı bir davranış boşanma sebebi sayılır. Tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakareti alışkanlık haline getirmesi bu koşulları oluşturmaz.
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davasında ise boşanma için hastanın tedavi edilemez akıl hastalığına sahip olduğunun devlet hastanesi sağlık kurulunca tespit edilmesi gerekir.
Ücretsiz Ön GörüşmeEvlilik birliği, müşterek hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Maddi olayın gerçekleşmesi ve kanıtlanması boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olmaktadır. Eşlerden her biri boşanma davası açabilir; kusura dayanan bir boşanma sebebi aranmaz.
Evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle açılan davalarda hakimin her olayı somut koşulları içinde değerlendirmesi gerekir.
Reddedilen bir boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ortak hayat kurulamamış ve 3 yıl geçmişse, boşanmaya karar verilebilir.
Boşanma sürecinin en zorlu konusu müşterek çocukların velayetidir. Velayet hakkı ile ilgili kurallar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda yer almaktadır; çocuğun doğumundan 18 yaşına kadar velayet hakkı anne ve babaya aittir.
Boşanma kararında çocuk evlilik sırasında doğmuşsa ebeveynlerden birine, evlilik birliği dışında doğum yapmışsa anneye verilir. Her iki ebeveyn, çocuğun 18 yaşına kadar yasal temsilcisidir.
Boşanma davalarında karşı tarafı uygun olmayan ebeveyn olarak göstermek yaygın bir taktik olup; bu yaklaşım ziyaret haklarını sınırlamak, velayet almak veya mahkemeyi etkilemek amacıyla kullanılabilir.
Nafaka; dava süresinde ve sonrasında çocukların ve eşlerin geçimini güvence altına alan temel hukuki araçtır.
Nafaka alacaklısı ağır kusurlu olmayan eş olabilir. Ağır kusurlu taraf yoksulluk nafakası alamaz; eşit kusurlu taraf ise yoksulluk nafakası talep edebilir.
Nafaka alacaklısının gelirinin yetersiz olması, yoksul sayılması için yeterlidir. Nafaka yükümlüsünün mali gücü oranında belirlenir; asgari geçim standardı esas alınır.
Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte mali sonuçlar da meydana gelir. Türk Medeni Kanunu'na göre eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi asıldır.
Aile konutunun eşlerden biri tarafından diğerine sorulmadan satılması gibi durumlarda ayrıca tapu iptal ve tescil davası da gündeme gelebilir.
Mal Paylaşımı DanışmanlığıBoşanma veya ayrılık davası açılınca aile mahkemesi hakimi, taraflar ve çocukların korunması için gerekli geçici önlemleri re'sen alır.
Ortak konutun kime ait olduğu, barınmaya ilişkin alınacak kararda hiçbir önemi yoktur. Bu tedbir kararları tek başına temyiz edilemez.
Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde hakim, anne ve babanın duruma çare bulamaması halinde gerekli önlemleri re'sen alır.
Anlaşmalı boşanmada taraflar boşanmanın sonuçları (nafaka, velayet, mal paylaşımı vb.) konusunda anlaşmışlardır ve dava daha kısa sürede sonuçlanabilir. Çekişmeli boşanmada ise taraflar arasında anlaşmazlık bulunur ve yargılama süreci daha uzun sürebilir.
Türk Medeni Kanunu'na göre anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bir yıldan kısa evliliklerde ancak çekişmeli boşanma yoluna gidilebilir.
Anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede sonuçlanabilirken, çekişmeli boşanma davaları delil ve tanık durumuna, mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte daha uzun sürebilir. Kesin bir süre önceden garanti edilemez.
Nafaka miktarı; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, ihtiyaçları, kusur oranı gibi kriterler dikkate alınarak hakim tarafından takdir edilir. Somut olayın özelliklerine göre değişiklik gösterir.
Velayet düzenlenirken temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşı, sağlık durumu, ebeveynlerle ilişkisi, ebeveynin bakım imkanları gibi pek çok faktör birlikte değerlendirilir.
Kural olarak evlilik birliği içinde edinilen mallar, edinilmiş mallara katılma rejimine göre eşit şekilde paylaşılır. Ancak mal rejimi sözleşmesi, kişisel mallar gibi istisnalar somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Boşanma davaları aile mahkemelerinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme genellikle eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Bu içerik MCK Partners hukuk ekibi tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.