Miras hukuku alanında müvekkillerimize stratejik yaklaşım, güçlü temsil ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Aşağıdaki konulara tıklayarak doğrudan ilgili bölüme ulaşabilirsiniz.
Miras hukuku, miras bırakan dediğimiz kimsenin ölümü ile sona ermeyen, intikal edebilir hak ve borçlar ile diğer hukuki ilişkilerinin akıbetini düzenleyen kuralların tümüdür.
Ölümü ile kendisine ait özel hukuk ilişkilerinin akıbetinin düzenlendiği kişidir. Yalnızca gerçek kişiler miras bırakan olabilir.
Miras bırakanın terekesi üzerinde külli halef sıfatıyla hak sahibi olan kişidir. Yasal ve atanmış mirasçı olmak üzere ikiye ayrılır.
Bir kimsenin ölümü ile mirasçılarına geçen özel hukuk ilişkilerinin tümünü ifade eder; yani tereke anlamına gelir.
Miras bırakanın ölümüyle mirasçılarına geçen özel hukuk ilişkilerinin tümüdür. Kural olarak malvarlığına eşit bir kavramdır.
Bir malvarlığının bütün olarak aktifi ve pasifiyle tek bir işlemle bir kimseden başka bir kimseye geçmesidir. Mirasçılar terekeye dahil tüm haklara ve borçlara ölüm anından itibaren kendiliğinden sahip olur.
Devamını Oku →
Türk hukukunda kanuni mirasçıların ilki miras bırakanın hısımlarıdır. Hısımlar kendi içlerinde kan hısımları ve evlatlık ile alt soyu olmak üzere ikiye ayrılır.
Zümre, bir kimse ile birlikte ondan türeyen kimselerin tümüdür. Miras bırakandan başlayarak saptanır; her aslı zümre başı olarak alınıp yakından uzağa doğru oluşturulur.
Miras bırakanın altsoyudur. Çocuklar, torunlar ve daha aşağı nesiller bu zümrede yer alır.
Miras bırakanın ana ve babası ile onların altsoyudur. Kardeşler bu zümrede yer alır.
Büyükanne ve büyükbabalar ile bunların altsoyudur. Amcalar, dayılar ve teyzeler bu zümrededir.
Bir sonraki zümre, önceki zümrede hiçbir mirasçı bulunmadığında ya da tüm mirasçılar mirasa nail olamamadığında mirasçı olabilir.
Eş, zümre mirasçısı değildir; her zümre ile birlikte mirasçı olur. İlk iki zümrede hiçbir mirasçı yoksa ve üçüncü zümre şartları gerçekleşmişse eş tek başına mirasçı olur.
Sağ kalan eş, birinci zümre (altsoy) ile birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının 1/4'ünü alır. Bu oran saklı pay bakımından da tamamı olarak korunur.
İkinci zümre (ana-baba ve kardeşler) ile birlikte mirasçı olduğunda eşin payı 1/2'dir. Saklı payı da bu oranın tamamıdır.
Boşanma kararının kesinleşmesiyle eşler birbirine yasal mirasçı olamaz. Boşanma davası devam ederken ölüm gerçekleşirse, davacı eşin mirasçılığı mirasçılarının davaya devam etmesi ve davalı eşin kusurunu ispat etmesiyle sona erdirilir.
Vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra hüküm ifade etmesini istediği iradesini açıkladığı tek taraflı ölüme bağlı tasarruftur.
Noter, sulh hakimi ya da yetkili resmi memur önünde iki tanığın katılmasıyla yapılan vasiyetnamedir. İki düzenleme şekli öngörülmüştür: vasiyetçi tarafından okunarak imzalanan ve okumadan imzalamadan yapılan.
En Güvenli YöntemYapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur. Saklanmak üzere notere, sulh hakimine veya yetkili memura bırakılabilir.
Bireysel Tercihİstisnai bir ölüme bağlı tasarruf şeklidir. Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden diğer şekillerde vasiyetname yapılamıyorsa başvurulabilir.
Olağanüstü HalTek taraflı bir ölüme bağlı tasarruf olan vasiyetname, vasiyetçinin ölümüne kadar her zaman serbestçe geri alınabilir. Bu geri alma; daha sonra yapılan bir ölüme bağlı tasarrufla, vasiyetnamenin yok edilmesiyle ya da vasiyet olunan şeyde sağlar arası tasarruf edilerek gerçekleştirilebilir.
Danışmanlık Al →İptal sebepleri; ehliyetsizlik, irade sakatlıkları, içeriğin hukuka veya ahlaka aykırılığı ve şekil noksanlığıdır. Sakat olan ölüme bağlı tasarruf kendiliğinden hükümsüz olmayıp, bozucu yenilik doğuran bir iptal davasının açılması gerekir.
İptal Davası Danışması →Miras sözleşmesi, miras bırakan ile karşı taraf arasında yapılan, bağlayıcı nitelikte iki taraflı ölüme bağlı tasarruftur.
Mirastan feragat ile müstakbel ve muhtemel mirasçı, miras bırakana karşı ileride doğacak olan miras hakkından noter önünde düzenlenen bir sözleşme ile vazgeçer. Aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyunu da etkiler.
Hukuki Destek Al →
Saklı paylı mirasçılar, miras bırakanın altsoyu, eşi ve ana-babasıdır. Miras bırakan bu kişilerin saklı payları üzerinde serbestçe tasarruf edemez.
Aynı zümredeki mirasçıların sayısı ister az ister çok olsun, saklı payları toplamı ve miras bırakanın tasarruf oranı değişmez.
Saklı Pay Danışmanlığı| Mirasçı | Yasal Pay | Saklı Pay |
|---|---|---|
| Altsoy (Çocuklar) | Zümre oranında | 1/2 |
| Ana | 1/2 (altsoy yoksa) | 1/4 |
| Baba | 1/2 (altsoy yoksa) | 1/4 |
| Eş (altsoy ile) | 1/4 | Tamamı (1/4) |
| Eş (ana-baba zümresiyle) | 1/2 | Tamamı (1/2) |
| Eş (tek başına / 3. zümre) | 3/4 veya tamamı | 3/4 |
Miras bırakanın bazı ölüme bağlı ve sağlar arası kazandırmalarının saklı payları ihlal ettikleri oranda etkisizleştirilmesine tenkis denir. Tenkis davası yalnızca miras bırakanın ölümü halinde açılabilir.
Saklı paylı mirasçıların, hakimden miras bırakanın tasarruf oranını aşan kazandırmalarının etkisizleştirilmesini talep ettikleri davadır.
Dava Danışmanlığı →Birden fazla ölüme bağlı kazandırma varsa ve tenkis edilecek miktar toplamdan azsa, kazandırmalar kural olarak orantılı biçimde tenkis edilir.
Hesaplama Danışması →
Mirasın reddi, mirasçıya mirasçılık sıfatını kabul etmeme imkânı veren bir yoldur. Gerçek ret ve hükmi ret olmak üzere iki türü vardır.
Ret, mirasçılık sıfatını geçmişe etkili olarak miras bırakanın ölümü anından itibaren sona erdirir. Mirası reddeden mirasçı sanki miras bırakandan önce ölmüş gibi paylaşım yapılır.
Mirasçılar ret ya da kayıtsız şartsız kabul yerine, terekenin gerçek durumu hakkında bilgi edindikten sonra karar vermek için resmi defter tutma yoluna başvurabilir.
Bilgi Al →Usulüne göre yapılan resmi tasfiye talebinde tereke, mirasçıların malvarlığından ayrı bağımsız bir malvarlığı olarak tasfiye süresince korunur.
Detay Al →
Miras bırakanın geride birden fazla mirasçı bırakması durumunda mirasçılar bir miras ortaklığı oluşturur. Bu ortaklık, terekenin tümüyle paylaşılmasına kadar devam eder.
Mirasın paylaşılması sonucunda taşınmazların mirasçı adına tescili için tapu intikali işlemleri yürütülür. Tapu kaydının gerçek durumu yansıtmadığı veya muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) gibi bir sorun bulunduğu durumlarda ise ayrıca tapu iptal ve tescil davası gündeme gelebilir.
Veraset ilamı (mirasçılık belgesi), mirasçıların kimler olduğunu ve miras paylarını gösteren resmi belgedir. Sulh hukuk mahkemesinden ya da noterden alınabilir.
Veraset ilamı, ölüm belgesi, nüfus cüzdanları, tapu belgesi ve mirasçıların birlikte başvurusu gereklidir. Mirasçılar anlaşamazsa intikal mahkeme kararıyla gerçekleşir.
Mirasçılara intikal eden taşınmazlarda harç, taşınmazın beyan edilen devir bedelinin binde 6,831'i oranında tahsil edilir. Güncel harç oranları için bürolarımızı arayabilirsiniz.
Mirasçılar arasında yapılacak devirler yazılı şekilde yapılmalıdır. Mirasçı olmayan kişiye devir için noterde düzenleme şekli zorunludur; bu durumda devir alacaklısı sadece alacak hakkı kazanır.
Mirasçının miras bırakana veya yakınlarına ağır suç işlemesi ya da aile yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal etmesi halinde uygulanır.
Danışın →Yalnızca birinci zümre mirasçılıkta uygulanabilir. Mirasçının değil, onun altsoyunun korunmasını amaçlar.
Danışın →Müstakbel mirasçı, miras bırakanla noterde sözleşme yaparak ileride doğacak miras hakkından ivazlı ya da ivazsız olarak vazgeçer.
Danışın →Miras bırakana, yakınlarına karşı kasıtlı suç işleme ya da vasiyetname ile ilgili suçlar nedeniyle mirasçının mirastan kendiliğinden yoksun kalmasıdır.
Danışın →Denkleştirme; miras bırakanın sağlığında kanuni mirasçılardan bazısına diğerleri aleyhine yaptığı kazandırmaların terekeye geri verilmesidir.
İvazlı feragatte ivaz net terekenin hesaplanmasında terekeye eklenir; feragat eden paylaşımda göz önünde bulundurulur.
Denkleştirme yükümü uyuşmazlık konusu olduğunda ya da yükümlü kaçındığında denkleştirme alacaklısı dava açabilir.
27 yıldır tecrübemiz ve uzman ekibimizle miras hukukunun her alanında profesyonel destek sağlıyoruz. İlk görüşme tamamen ücretsizdir.
Mirasçılık belgesi, sulh hukuk mahkemesinden veya şartları varsa noterden talep edilebilir. Belge, kimlerin mirasçı olduğunu ve miras paylarını gösterir.
Yasal ve atanmış mirasçılar, mirası ret hakkını mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten itibaren üç ay içinde kullanabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
Saklı pay, kanunun belirli yakın mirasçılara (altsoy, ana-baba, sağ kalan eş gibi) mirasbırakanın tasarruf özgürlüğüne rağmen güvence altına aldığı asgari miras payıdır.
Tenkis davası, mirasbırakanın saklı paylı mirasçıların saklı payını ihlal eden kazandırmalarının, ihlal oranında indirilmesi amacıyla açılan bir davadır.
Türk hukukunda resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname ve sözlü vasiyetname olmak üzere üç tür vasiyetname bulunur. Her birinin geçerlilik şartları kanunda ayrı ayrı düzenlenmiştir.
Mirasçılar anlaşamazsa izale-i şüyu (ortaklığın giderilmesi) davası dahil çeşitli hukuki yollara başvurulabilir. Somut olayın özelliklerine göre en uygun yöntem değerlendirilmelidir.
Muris muvazaası, mirasbırakanın gerçekte bağışlamak istediği bir malı, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla satış gibi görünen işlemlerle devretmesi durumudur ve belirli şartlarla dava konusu edilebilir.
Bu içerik MCK Partners hukuk ekibi tarafından genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.